9 Ocak 2013 Çarşamba

Merkez Bankası şerefine 3 kere...


Finans çevrelerinin adını yakından tanıdığı “the Banker” dergisi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı’yı “Dünyanın ve Avrupa’nın en iyi merkez bankası başkanı” seçmiş.

Bu haber hepimizi gururlandırdığı gibi piyasa oyuncularından bazılarını da coşkun bir sevince boğmuş anlaşılan. Hatta içlerinde hızını alamayıp bu haberi sosyal medyada “kapak olsun” diye paylaşmayı tercih edenler bile var.

Ancak “the Banker”’in Sayın Başçı’yı bu ödüle layık görme nedenleri arasında “kapak olsun” diye bir gerekçe yok. Dergi Erdem Başçı’yı bu ödüle, IMF’nin bile yeşil ışık yaktığı bir dönemde sermaye kontrollerine mesafeli durması, dünyadaki gelişmeleri iyi okuması ve “deneysel” bir yaklaşımla zor bir dönemde para politikasını başarıyla yönetmesi nedeniyle değer bulmuş.

Sayın Başçı dışında ödül alan isimler de var. Örneğin Kanada’dan sonra İngiltere Merkez Bankası’nın başına geçen Mark Carney bunlar biri. Filipinler, Suudi Arabistan ve Angola da merkez bankası başkanlarının aldığı ödüle sevinecek ülkeler arasında.

Dergi, ödül alanları kısa bir yazıyla tanıtmış. Sayın Başçı’nın tanıtım yazısının büyük çoğunluğu Başkan’ın para politikası tasarımının iyiliğini güzelliğini paylaştığı kendi görüşlerine ayrılmış. Kalanı ise MB’nin basınla ilişkiler bölümü tarafından yazılmış izlenimi veren cümleler içeriyor. Sanırım “MB ile BDDK” arasındaki “iyi işbirliği” yorumunu anlayamamamız da bundan.

Mark Carney, görev değişikliği nedeniyle meşgul olmalı ki kendisi bir şey söylememiş. Basınla ilişkiler bölümünden gelmiş izlenimi veren bir reklam-yorum da olmadığı için onu övmek dergiye kalmış. The Banker, Mark Carney’in İngiltere Merkez Bankası’nın başkanı olarak göstereceği performansın merkez bankacılık adına dünyada yeni bir sayfa açacağını düşünüyor. Ama merak etmeyin “dünyanın” en iyi merkez bankası başkanı ödülü hala bizde.

Fakat tabi ki biz ödüllere alışığız. Sayın Başçı’dan önce başkanlık yapan Durmuş Yılmaz da 2007 ve 2009 yıllarında benzer bir ödül almıştı. Son beş yıldır sürekli dünyanın ve bölgenin en iyi merkez bankası başkanları tarafından yönetilen bir ekonomiye sahip olduğunuz için geleceğe daha bir ümitle bakıyorsunuz değil mi? Evet, anlıyoruz…

Biz “kapak olsun” diyen arkadaşı da anlıyoruz. Sonuçta ortada az da olsa TCMB’yi eleştiren ekonomistler hâlâ var. Piyasa baskısı dediğimiz şeyin mahalle baskısından hiç de aşağı kalır yanı yoktur. Buna rağmen eleştirilerini dile getirmekten korkmayanlar varsa hala, işte bu ödül onlara kapak olmalıdır.

MB Başkanı Erdem Başçı MB’nin hedef bandı 3 yıllıkken, hükümetteki partinin seçim sloganını benimseyerek “bizim 2023 hedeflerimiz var” demekten çekinmemiştir bir konuşmasında. Uzun yıllar kuruma hizmet eden kadronun geriye itildiği,ne terfilerinin yavaşlatıldığına, yerlerine hükümetle “gönül birliği” içerisinde olduklarını söylemekten çekinmeyen kadroların yükselişinin sağlandığına ilişkin şikayetler ayyuka çımıştır. İktisadi literatür içerisinde son 10 yıldır tartışılan para politikası hareketleri bir anda “Türk icadı” olarak lanse edilmiş, piyasa ekonomistleri de ya literatürden bihaber oldukları için ya da işlerine geldiği için bu söylemi benimsemişlerdir.

MB’nin politikalarını eleştirenler “bu yeni icadı anlamayanlar” olarak etiketlenmiş, ağızlarını açtıkları anda “cahillik”le suçlanır olmuşladır. Bu hınç öylesine büyümüştür ki, sonunda Türkiye’nin para politikasını örneklerle, teknik açıklamalarla, bilimsel bir tartışma çerçevesinde övmeyi denemek yerine bir derginin verdiği ödülü başarının kanıtı olarak görmek ve hatta “kapak olsun” diye göstermek noktasına gelinmiştir.

Erdem Başçı son derece başarılı ve çalışkan bir teknisyendir. Bu kimliğiyle ön planda kalmaya devam etmesi de çok olasıdır. Görünen o ki, kendisinin siyasi hırsları yok. Bu nedenle, bundan sonrasında onu uluslararası çalışmalar içerisinde görmek şaşırtıcı olmayacaktır.

Sayın Başçı’nın para politikası anlamında Türkiye’ye katkıları ortadadır ve büyüktür. Başarılarının takdiri için reklam geliriyle ayakta kalan bir derginin ödülünü kanıt olarak kullanmaya ihtiyaç yoktur. Ancak kendisinin hem teknik olarak hem de MB yöneticisi olarak yaptığı hatalar da ortadır…ve sel gidip kum kaldığında, akl-ı selim ekonomistler (hala varsa eğer) bu hataları da konuşuyor olacaktır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder