Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nı (TCMB) izliyor musunuz bu aralar? Orada heyecanlı bir şeyler oluyor. Bu nedenle yakından bakmakta ve kapattıkları kapıların arkasındakileri görmeye çalışmakta fayda var. Ama önce gözlerinizi karanlığa alıştırın…
Hikayenin herkesin bildiği kısmı kolay özetlenebilir. TCMB’de bir süre önce başkan değişiyor ve yeni kahramanımız Erdem Başçı görevi devralıyor. Ama başkanlıktan önce de karar mekanizmasının en etkin elemanı olduğu için bir uyum sorunu yaşanmıyor ve durmak yok yola devam düsturu ne mutlu ki korunmuş oluyor. Yeni başkanının hükümetle arasındaki yakın ilişkiler sorgulanadursun, diplomalarına gözatan bizler rahat bir nefes alıyoruz, aklımıza kötü şeyler getirmiyoruz.
Bu arada TCMB faiz aracını kullanarak enflasyonu düşürmeyi hedefleyen “tek araç-tek amaç” sistemini de “çok araçlı-çok amaçlı” yeni bir modelle değiştiriyor. Tam bu modeli öğrenmek için kapılarını çalacak oluyoruz ki “yassah hemşerim” uyarısına tosluyoruz. Artık sadece ayda bir, MB’nin uygun gördüğü yer, zaman ve sürede görüşebileceğiz. Buna da tamam diyoruz.
Uluslararası kuruluşların müdahalesi olmadan Türkiye ekonomisine özgü bir para politikasını Türkiye’nin merkez bankası oluşturuyor diye anlatılan hikayeye tam ısınmışken MB’nin toplantılarının “Hello, welcome” diye başlamasına zor uyum sağlıyoruz ama dertlenmiyoruz. Dertlenecek arkadaşlar oluyor, onlara da yüz vermiyoruz. Sistemlere uyum sağlayan bir bünyemiz olduğunu fark ediyoruz.
Bünye gibi midemizin de sağlam olduğunu zamanla görüyoruz. Enflasyon riski yok diyen MB enflasyonu çift haneye yaklaştırıyor, ses etmiyoruz. “Olur öyle, dertlenme yiğidim” diyoruz. Daha önce kredi büyümesi için %25 hedefini koyarken, tutmayacağını anlayınca “kur hareketlerinden arındırılınca %25 demiştik biz” diye bir göz kırpıyorlar, biz de “pardon” diyoruz. Bir hedef tutturulamayınca yanına bir yenisi ekleniyor, sıra TL’nin değerini belirmeye kadar varıyor. MB dövize doğrudan müdahale ediyor. Elindeki rezervin buna yetmediğini, dış yükümlülüklerin bile ancak yarıdan biraz fazlasını karşılayabildiğini hatırlayacak oluyoruz ki, MB bize yeni bir hesap sunuyor. Bir bakıyoruz ki, bizim rezervler meğer düşündüğümüzden çokmuş…gözlerinizi kapatırsanız tabi.
İktisat derslerinde “imkansız üçgen” diye anlatılan ve kısaca bir MB hem kuru, hem faizi hem de enflasyonu aynı anda kontrol edemez kuralını da unutuveriyoruz. Erdem Bey’in ekonomi diplomasına kendi diplomamızdan daha çok güveniyoruz.
Bu arada enflasyon yükseliyor, TL değer yitiriyor, faizleri yükseltmeyeceğim diye inat eden MB kağıt üstünde faizleri sabit tutsa da gerçek maliyet %12’ye dayanıyor…Halkını borçlandırarak büyüyen bir ülke olduğumuz için faizlerdeki bu yükseliş Türkiye ekonomisinin önüne daralma tehlikesini getiriyor. Ne de olsa borç bulacağımız yurtdışı dereler de kurudu.
Tüm bunlar olurken piyasa rahatsız, piyasa ekonomistleri ürkek, MB ile eski hesapları nedeniyle ona her daim karşı olan birkaç gazeteci dışında ekonomi basını da genelde kör. MB’ye yıllardır emek veren kadro terfi ettirilmezken, yerine Erdem Bey’in de yakın olduğu bilinen politik görüşe taraf duran isimlerin yükseltildiğine dair iddialar her yana yayılıyor. Ne içerde ne dışarıda farklı seslere yer yok.
Herşeyde olduğu gibi burada da at izi, it izine karışıyor. Kimi MB’ye koşulsuz destek vermenin sağladığı yararları erken fark edip “bu yollar helal sona” diyerek yola devam ediyor. Gelsin konuşmacı rolleri, gitsin seminer davetiyeleri. Kimi de, bu ara muhalefetin az bulunduğunun farkında, yurtdışındaki gazetelere demeçler veriyor kahraman olarak, ama maksat fırsatı değerlendirmek.
Olan yine ve her zamanki gibi bu işin sonucunu “yaşayan” vatandaşa oluyor. Kimse dürüstçe para politikasını tartışmazken, Erdem Bey de haklı olarak İstanbul’daki toplantının sonunda ekonomistlere “iyi şanslar” diliyor. Tabi ya…ihtiyacımız olan bu:şans.
MB’nin yaptıkları iktisat ilmiyle anlaşılamıyorsa, biz de fallar açarız geleceği görmek için. Buna da üşenirsek, ya koşulsuz yandaş oluruz gideriz seminerlere, ya koşulsuz muhalefet olur çıkarız yurtdışında gazetelere…iktisat diplomalarını da indirip duvardan yerine astık mı bir yıldız haritası, tarot çizelgesi vs..değmeyin keyfimize! Evet, evet, lütfen bana şans dile!