16 Ekim 2012 Salı

Orta Vadeli Mali Plani’nin Yükü Behzat Ç.’nin Omuzlarında

Orta Vadeli Mali Plani’nin Yükü Behzat Ç.’nin Omuzlarında
Orta Vadeli Program (OVP) ve Orta Vadeli Mali Plan (OVMP) geçtiğimiz hafta içerisinde açıklandı. Ekim ayında, bir sonraki yıla ait bütçe hedeflerinin TBMM’ye sunulması bir zorunluluk. Bunun öncesinde OVP’nin açıklanması da takvime uygun.
Nedir OVP, OVMP? Kısaca ve kibarca “bağlayıcı olmayan bir yol haritası” diyebiliriz. Bu planla hükümet, hem bitmekte olan yıla ilişkin tahminlerini paylaşır hem de sonrasındaki üç yıla ilişkin öngörülerini. Büyüme, büyümenin kaynakları, bütçe, enflasyon, ticaret dengesi...
Peki neden bağlayıcı değil? Birincisi, tahminler tutmazsa resmi bir yaptırım yok. İkincisi de, geçmiş yıllardaki hata payı yüksek olduğu için hükümet “tüh yine tutturamadim” dediğinde kimse şaşırmıyor.
Örnek mi? Kolay, ama önce şunu belirtelim: örneklerimizi seçerken insaflı davranacağız. 2008de başlayan küresel krizi, hükümetin tahmin etmiş olmasını beklemiyoruz. Bu nedenle 2008-2010 döneminden örnek seçmeyeceğiz.
1-Ekim 2005’te açıklanan OVP’de, 2006’da ekonominin %5 büyüyeceği tahmin edilirken, gerçekleşme % 7 ile bunun 2 puan üzerinde.
2-Hemen arkasından, 2007’de %7 büyüyeceği tahmin edilen ekonominin performansı, tahminin 2,5 puan altında.
Yani, yön farketmez, 2 puandan aşağı yanılma payı bizi kurtarmıyor.
3-Bu arada, 2005 sonunda 2007 büyüme tahmini %5 iken, 2006 sonuna gelindiğinde tahminin %7’ye çıkartılması neden? E o da, 2006 büyümesinin kuvvetli olmasından kaynaklanıyor. İşler bu yıl iyi gitti, seneye de öyle olur, vur gelişine!
2011 yılı önemli. Para politikası 2010 yılında çok aktif davranmış, adımlar atılmış, “nobel yürüyüşü” başlatılmıştı. Hükümet de dünya ekonomisinde yaşanan zor günlere rağmen Türkiye ekonomisinin 2010’da %9,2 büyümesini övgü vesilesi olarak paylaşıyor, başarıyı üstüne alıyordu. Bakalım gerçekten bu büyümeyi biz mi tasarlamışız?
4-Aktif para politikası yönetimi, mali tedbirler ve hükümetin “bu gurur bizim” duruşuyla birlikte, 2010 sonunda, 2011 büyümesi %4,5 olarak tahmin edilmiş. Gerçekleşme %8,5. Görünen o ki, hadise üzerinde bir kontrolümüz yok aslında.
Haksızlık etmeyelim. Aynı dönemde dünyada da büyüme tahminleri şaşmamış mı? Şaşmış elbet...Ama iki farkla: Bir, arada sapma kimsede 4 puan değil. İki, tahminleri tutmayanlar zaten öncesinde de “biz bu işi çözdük” diye çıkmamışlar er meydanına.
Görünen o ki, OVP’nin tahmin başarısı sınırlı. Bu yüzden iş dünyamızın önemli isimlerinden birinin “birçok ülke 3. ayını göremezken, bize 3 yıllık projeksiyon verildi” demesi de pek anlamlı değil. Verildi verilmesine de, tutmuyor ki...Ya da belki de bu sözler anlamlı ama anlamı farklı.
Bu anlamı ararken, gelin OVP’nin diğer bölümlerine de bakalım. Sonuçta OVP’yi sadece büyüme tahminine indirgemek büyük haksızlık.
Güvenlik hizmetlerinin etkinleştirilmesi, adalet sisteminin iyileştirilmesi, kültürün korunması, geliştirilmesi ve toplumsal diyalogun güçlendirilmesi gibi isimleri havalı pek çok alt başlık var programin içerisinde.
Alt adımlar içerisinde neler yok ki? “Türkçe’nin dil birikimini ortaya çıkaracak, Türk kültür, sanat ve edebiyatının bütün dünyada tanınmasını ve yaygınlaşmasını sağlayacak çalışmalar desteklenecektir”. Türkçe Olimpiyatları mı dediniz?
“Yazılı ve görsel basında ailenin bütünlüğünü ve önemini vurgulayan, tarihimizin önemli şahsiyet, mekan ve olaylarını tanıtan dizi, belgesel, çizgi film gibi yayınlar yaygınlaştırılacaktır” da diğer bir adım.
Behzat Ç. sözüm sana! Kötü alışkanlıklardan arınacak, orta vadeye yoğunlaşacaksın. Maaşı aldın mı tasarruf oranlarını yükseltme amacına uygun olarak, bankaya kefenlik birşeyler atacak, BES’e üye olacaksın.
Muhteşem Süleyman, devletlum, size birşey demek bana düşmez! Dileyin büyümeyi tiz zamanda yukarı, enflasyonu aşağıya çekelim,borcu düşürelim. Siz dileyin, haremdeki hatun sayısını 30’un altına çekip Gül Ağa’nın elinden sendikal haklarını alalim. Ne dilerseniz... Ama nolur hünkarım, OVP’de dizinin, çizgifilmin ne işi var diye sormayın!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder