27 Ocak 2012 Cuma

Para Politikası Yönetiminde India Jones Teknikleri

Indiana Jones serisini dönüp dolaşıp kaç kere izledim bilmiyorum ama çift hane olduğu kesin. Severim Indy’i, mantık dışı her sahneye o an inanırim, hiç gocunmam. Bizim Indy yahu, yabancı değil!
Fakat nedense filmin sonunda “uygar”’!?! Batı’nın eline geçen tarihi eserlere bir türlü sevinemem. Indy ile güler, sarı dişli Mısırlılar’dan Indy ile birlikte kaçar, yılanlara Indy ile birlikte saydırırım içimden ama ne zaman ki Indy girer tapınağın içine, alır o herkesin arayıp bulamadığı nadide parçayı, işte o zaman bırakırım ben yılların dostu Indy’i.
Çünkü bilirim ki o tapınak yüzyıllara direnmiştir, fırtınalara depremlere dayanmıştır ama Indy’den sonra yıkılacaktır. Sözde “arkeoloji aşığı” olan “akademisyen” Indy, sadece tek bir kıymetli parçaya odaklanır ve kaybolmuş bir uygarlığın belki de son izi olan bir tapınağı, yıkılmış bir şekilde arkasında bırakmaktan hiç rahatsız olmaz. Bense dertlenirim…
Hani Indy alır o parçayı verir ya müzeye…Biz de British Museum’da ek ücret ödeyip sırada bekleyip gidip görürüz ya o parçayı…”Vay arkadaş” deriz, “elin oğlu ne çok kıymet veriyor tarihe”. Sormayız “ne pahasına?” diye. “Tek bir parçayı kurtarmak, bütün bir tapınağı yıkmaya değer mi? Bu, seni başarılı yapar mı?” diye sormayız.
Niye mi anlattım bunları? Sözüm ne Hollywood’a, ne Spielberg’e ne de artık yaşlanan Ford’a. Sözüm Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na…Yok yok, düzeltiyorum, sözüm TCMB’yi bu aralar kahraman ilan edenlere…Hem de sadece TL değerleniyor diye.
Bilmiyorum ki aynı TCMB’den mi bahsediyoruz?
-4 aydan kısa bir sürede 12 milyar dolardan fazla rezerv eriten
-Hazine’nin borçlanma maliyetini (senin benim cebimden çıkar bu) Eylül’den Aralık’a 3 puan arttıran
-İngiltere’den bile düşük enflasyonumuz var derken seneyi %10,5’lik enflasyonla bitiren (2011 için enflasyon hedefi kaçtı? %5…deme be…)
-Büyüme öngörülerinde hem ikinci hem üçüncü çeyrekte yanılan …
…MB di mi bu?
Ve sen şimdi bana diyorsun ki “MB başarılı çünkü TL değerlendi”. E arkadaş “yıktın haneyi eyledin viran”, ödedin diyetini değerlendirdin paranı. Ama bilmiyorsun ki senin gibi rezerv harcamadan, faiz arttırmadan parasını senden çok değerlendirenler var. Ona ne dersin?
Bak sinema arası ihtiyaç molası: Verirsen yüksek faizi, getirirsin küresel sermayeyi, paran da değerlenir. Marifet bunu düşük faizle, rezerv harcamadan, Hazine’nin borçlanma maliyetini yükseltmeden yapmaktı. Olmadı…Hadi hayırlı seyirler…Indy’e benden selam söyle, yılanlara dikkat…

2 yorum:

  1. Dostum öğreneceğin çok şey var.
    - 4 aydan kısa sürede 12 milya doları eriten MB, ondan daha fazlasını daha az zamanda 1.50 lerden topladı. İşte o dolarları 1.90 dan saflara dayadı!

    -Borçlanma maaliyeti dediğin nominal faizle değil reel faizle ölçülür. Reel faiz oranının %1 civarında olduğunu görebilirseydin böyle bişeyi yazmazdın.

    -Enflasyon oranına başarısızlık diyebilirsin ama önce sebplere bakmak lazım. Döviz kurundaki artş ve dnyanın çok üzerinde büyüme rakamı enflasyonu şişirmiştir. Ancak büyüme mi enflasyon mu dersen(bu ekonomi ve debletlerin en büyük sorusudur) bence büyüme çok daha öne gelir. Zaten döviz kurundaki yatay hatta aşağı yönlü hareketlerle enflasyon kendiliğinden sönecektir. Bir de ingilterenin büyüme oranına bak!

    -Büyüme oranları makul seviyenin üstündedir. Bu oranlar yumuşak iniş eklinde tabir edilen rakamlara çekilmek zorundalığı herkesin hemfikir olduğu bir konudur. MB nın 2012 yılındaki sınavı büyüme rakamı ve cari açıktır. Hepimiz bunu görücez(ömrümüz yeterse)

    Sonuç itibariyle ekonomsitleri kovalamak yerine en azından biraz ekonomii bilgisine sahip olsan daha mantığa uygun bir yazı ortaya koyardın!

    YanıtlaSil
  2. Goruslerinize katilmiyorum. Merkez Bankacilik fon yonetiminden farklidir. Ucuz aldim pahaliya sattim, ya da enflasyon cikti ama dusecek disinda argumanlariniz olmasi gerek. Yine de fikirlerinizi ogrendigime sevindim. Paylastiginiz icin tesekkurler...
    Sahip olmam gereken biraz ekonomi bilgisine gelince...boyumu asar...selamlar...

    YanıtlaSil